Mustafa Kemal Paşam | Ayse Uçar

Köşe Yazıları | Ayşe Uçar

Karanlık, zifiri karanlıktı gündüzler…

Görünen tek renk, Türk’ün toprağına düşen Türk evladının kan kırmızı rengiydi ve görünen tek ışık, şafak vaktinde memleket efkârıyla M. Kemal Paşamın sigarasının kor ateşiydi.

Yangın yeriydi yüreği, nasıl aydınlanırdı vatan?

O masmavi gözleri hüzünle, çırpınan yüreği hürriyetin umudu ile doluydu, kim bilebilirdi, kim inanırdı bu karanlıklardan çıkılacağına.

İçinde yaraydı memleketinde olup bitenler…

Gavur, İzmir değildi…

Topraklarının vergilerini işgalci güçlere toplattırma iznini veren onursuz, haysiyetsiz güruhtu,1912 yılında Duyun-ı umumiye memurlarının sayısı Osmanlı memur sayısını büyük bir farkla geçmiş, en değerli gelir kaynaklarının vergilerini toplamaktaydı..

Nasıl dokunmasın kanına Mustafa Kemal Paşamın, nasıl yanmasın vatan diyen yüreği…

Tıpkı uykusuz geçen gecelerinin yavaş yavaş söken tan yeri, şafak vakti gibi, biliyordu kan kırmızı gelecekti aydınlık…

Sorumlulukları ağırdı ve fakat O bunların bilincindeydi, asla korkmadı, asla yitirmedi umudunu çünkü bağımsızlık olan karakterinin Türk milletininde içinde olduğundan emindi Paşam.

Memleketinin bağımsızlığı için çırpınırken, onca acıyı içinde yaşarken,Bekirağa mahkûmu oldu.

Bekirağamahkûmiyetini hiç unutmayacaktı,isnat edilen suçlamaların hiçbir belgesi yoktu,okulda gazete çıkarmak ve zararlı fikirler yaymak, Ramazanın 15’inde Hırka-i Şerif’i ziyaret edecek olan Abdülhamit’in arabasına bomba atmak, Sirkeci’deki evde gizli toplantılar yapmak, gizli bir örgüt kurmak gibi…

Gavur, İzmir değildi…

Ancak onu soğuk taş duvarlarının içine, içinde bağımsızlık çığlıkları ile mahkûm bırakmışlardı…

Oysa sadece vücudunu koyabilmişlerdi o soğuk, karanlık, acı kokan hücresine…

Ne yayları bozuk ranza, ne küf kokan saman yatak, ne vücudunu donduran soğuk, nede karanlık olmasıydı hücresinin, birkaç kitap, hücreyi ateşinin aydınlatacağı bir dal sigaraydı istediği…

Oysa acılar içindeydi böbreklerinden ve açtı…

Onca acılarda o, arkadaşlarını düşünüyordu, kıpkırmızı olmuş masmavi gözleri,saymamıştı kaç gün kaç hafta geçtiğini sürgün kararını beklerken, tek düşündüğü bağımsız bir devlet kurmaktı…

Mahkûmiyet dönemi sürgün kararı ile bitti. Şam’daki 5.orduydu, ve bu kararı öğrendiğinde arkadaşı Ali Fuat’ın gözlerine bakarak;“Pekala biz de bu çöle gider, yeni bir devlet kurarız”dedi.

Gavur, İzmir değildi…

Masmavi gözlerindeydi umut, sarı saçlarındaydı…

Saray yanlısı gazeteci Refi Cevat Ulunay, M.Kemal Paşamın İstiklal mücadelesini anlattığı röportajından sonra Atatürk için; “bu adam deli değil, zırdeliymiş” demişti…

Gavur, İzmir değildi…

Bazı kesimlerin inancını, umudunu yitirdiği yerde dahi kırılmamıştı inancı; haykırdı kürsüden M. Kemal Paşam; “İşittim ki bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek, memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Ben kimseyi Milli Meclis’e davet etmedim. Herkes kararında hürdür, bunlara başkaları da katılabilirler. Ben bu mukaddes davaya inanmış bir insan sıfatıyla, buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Hatta hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal, mavzerini alır, fişekleri göğsüne dizer, bir eline de bayrağı alır, bu şekildeElmadağı’naçıkar, orada tek kurşunum kalana kadar vatanı müdafaa ederim. Kurşunlarım bitince bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunlarıyla yaralanır, temiz kanımı mukaddes bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna ant içtim”der.

Cumhuriyetin ilanından sonra bu saray yanlısı gazeteci adama sorulur; pişman mısın diye…

Hayır!Der. O dönemde herkes benim gibi düşünüyordu, öyle düşünen tek Adam O’ydu…

Gavur, İzmir değildi…

Tek adam olun Atam evlatları…

Çıktığımız aydınlıkları gece körüne, zifiri karanlıklara çekmeye çalışanlara inat, bizim, Türk milletinin umudu yine Mustafa Kemal Paşamın, Atatürk’ün yoludur.

Asla yıldıramayacak, asla sindiremeyecekler yüreklerimizi,

Ve yine çırpınacak Karadeniz, yine açacak İzmir’in dağlarında çiçekler, yine bakacak Atam masmavi gözleriyle umutla ve biz yine çıkacağız aydınlıklara…

Bir tek uşaklığı öğretememiş olan Gazi Paşama,

Mustafa Kemal Atatürk’e minnetle, rahmetle ve herdaim saygı ilebin selam olsun…

Özgürlük için Vatan için can vermiş, kan dökmüş tüm şehitlerimize bir borcumuz var,

İzmir’i gavur olmaktan kurtarmak!

Facebook Yorumları
Ayşe Uçar on TwitterAyşe Uçar on Wordpress
Ayşe Uçar
"Söz konusu vatansa,gerisi teferruattır diyen" Atatürkçü,Cumhuriyet kadını...
%d blogcu bunu beğendi: