Sağlıkta Katılım Payı | Dr.Ülkümen Rodoplu

Sağlık Köşesi | Dr.Ülkümen Rodoplu

“Katılım payı.”

Sağlıkta dönüşümün meşhur ifadesi.

İşte bu, 2017 yılının başından itibaren arttı ve uygulanmaya başladı.

Peki, neydi, ne oldu?

2016’nın sonunda özel bir hastanede muayene olduğunuzda 12 TL katılım payı öderken, şimdi 15 TL ödemektesiniz. Geçen sene devlet hastanesinde 5 TL muayene ücreti öderken, şimdi cebinizden 6 TL çıkmaktadır. Geçen sene üniversite hastanesine 5 TL öderken, artık 8 TL ödemektesiniz.

Bir de hastalardan alınan ilaç katılım bedeli var. Bu da 3 kutu ilaca kadar 3 TL, 3 kutuya ilave her bir kutu için de 1 TL eczaneye ilaç katılım bedeli olarak ödenmektedir. Peki, kime ödeniyor? Sosyal Güvenlik Kurumu’na. Yani, bu paralar hastanelerin kasasına ya da eczacının cebine gitmiyor.

Özetle, özel hastaneye gidip muayene oldunuz, doktor ilaç yazdı, eczaneden de ilacınızı aldınız; cebinizden ödeyeceğiniz para 18 TL. Kamu hastanesine giderseniz 9 TL.

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM DEĞİL SAĞLIKTA ÖZELLEŞTİRME

Geçtiğimiz on yıl boyunca “sağlıkta dönüşüm” diye halka anlatılan aslında sağlığın özelleşmesidir.

“Bunun neresi kötü” diye sorabilirsiniz ?

Hatta daha da ileri gidip, “ne güzel işte, tertemiz hastanelerimiz oldu. Mersin’de son açılan 1500 yataklı şehir hastanesi ne kadar modern, son teknoloji ile donatılmış. Olsun o kadar, tabii ki halkın cebinden biraz da olsa para çıkıversin” diyebilirsiniz.

Sağlığınız yerinde, maddi durumunuz iyi, kronik hastalığınız yoksa modern binalar size cazip gelebilir. Dahası, sağlığın özelleşmesi birçok insan gibi sizin için de pek anlam ifade etmeyebilir.

Ne zaman siz veya bir yakınınız kanser, diabet, beyin kanaması, yaralanmalı trafik kazası, kalp yetmezliği, romatizmal hastalık, yoğun bakım gerektiren ciddi bir hastalığa yakalanırsa sistemin aslında para kazanmak üzerine kurulduğunu daha iyi anlarsınız.

Bu sistemde asıl amaç, toplumsal gereksinimlerin karşılanması yerine kar etmektir. Hizmet, vatandaştan toplanan vergilerle değil, pirimler, katkı ve katılım payları ile karşılanmaktadır.

“Paran kadar sağlık” mantığıyla işleyen bu sistemle çok sayıda insan prim borçlusu durumuna düşmektedir. Gelir testi yaptırmadığı için borcu birikenlerin sayısı milyonlarla ifade edilmektedir. Kanuna göre ancak borçların yeniden yapılandırılması halinde kamu sağlık hizmetlerinden yararlanılmaktadır.

Bu yapılandırma işleminin defalarca yenilenmesi, bir yandan sistemin bozukluğunu gösterirken, asıl olarak da halkın işsizliğini ve yoksulluğunu ortaya çıkarmaktadır.

Sonuçta, sağlık hizmetlerinde kuyruklar bitmemiştir. Katılım payı ile vatandaşın cebinden para tırtıklanmaktadır. Sağlık hizmetlerine ulaşım eşit değildir. Parası olan kaliteli ve hızlı hizmet alırken, parası olmayan çile çekmektedir. Hizmetin niceliği artmıştır ama niteliği düşmüştür.

Tablo ortadayken şimdi “Ayda 53 liraya aile boyu sağlık” diye müjde verilmektedir. “Devrim gibi karar” denilmektedir. “Borcu olanların faizleri silinecek, borç azalacak” denilmektedir.

Sahi biz ne zaman hakkımız olan sağlık ve emeklilik için borçlandık, üstelik, bir de faizini biriktirdik ?

SON SÖZ: Sosyal devletin görevlerinin başında vatandaşının en temel hakkı olan sağlığa ulaşmasını sağlamak gelmektedir. Bunu da kaliteli ve herkese eşit olarak sunmalıdır. Bu, en temel hizmettir ve “bedel” ödeyene sunmak, hak olmaktan çıkarmak demektir.

Facebook Yorumları
Dr.Ülkümen Rodoplu on BloggerDr.Ülkümen Rodoplu on FacebookDr.Ülkümen Rodoplu on InstagramDr.Ülkümen Rodoplu on Twitter
Dr.Ülkümen Rodoplu
Dr. Ülkümen Rodoplu, evli ve 2 çocuk babasıdır. Aile, iş ve akademik yaşamındaki başarılarının yanı sıra, tüple dalış, uzun mesafe koşu ve Motor Touring– Harley Davidson gibi ilgi alanları bulunmaktadır. Yaşamının her alanında “proje“üretme” ve “eylem” konusuna önem veren Dr. Ülkümen Rodoplu “Daha Çağdaş bir Türkiye” için değer katacak çalışmalarda bulunmaya devam etmektedir.
%d blogcu bunu beğendi: